M.Ö.304'de tüm Batı Anadoluyu sarsan depremden Teos'da
zarar görmüş ve bu sıralarda Antigonos Lebedos ile Teos'u tek
bir şehir haline getirmeyi teklif etmiştir.Seferihisar'da ele
geçen uzun bir kitabede taşınma planına ilişkin ayrıntılar
verilmektedir.Ancak Antigonos planlarını gerçekleştiremeden
Teos,M.Ö.302 de Büyük İskender'in generali Lysimachus tarafından
ele geçirilmiş,Lysimachus yeniden inşa ettirdiği Ephesos'ta
yeterli nüfus olmadığı gerekçesi ile Teos'daki ve Lebedos'daki
nüfusun bir kısmını Ephesos'a naklettirmiştir.
M.Ö.3.yüzyılda Teos kentin koruyucu olarak kabul edilen
Dionysos'un kültünün de katkısı ile ayrıcalıklı bir kent haline
gelmiştir.M.Ö.3.yüzyılın ortalarında Teos'a yerleşmiş olan
Dionysos sanatçılarına kentte ayrıcalıklar tanınmış ancak daha
sonra çıkan anlaşmazlıklar yüzünden bu sanatçılar Attalos III
döneminde Ephesos'a taşınmışlardır.Yüzyılın sonunda diğer birçok
küçük kent-devlet gibi Teos da Bergama Krallığına bağlanmıştır.
M.Ö.190 yılında Romalılar ile Teos'u da egemenlik alanı içinde
bulunduran Antiochus III.'ün arasında Ege kıyılarında egemenlik
çekişmesi vardı.Antiochus III.'ün askerleri için ayırdığı büyük
gıda stokları Romalıların dikkatini çekmiş ve Teos'lulara bu
stokları vermelerini,aksi takdirde düşman muamelesi
göreceklerini bildirmişlerdir.Teos'lular bu teklifi kabul
etmişler,ancak Roma donanmasına tuzak hazırlamışlardır.Durumu
öğrenen Romalılar Teos donanmasına saldırarak yenmiş ve onları
barış anlaşması yapmaya zorlamışlardır.Roma idaresi altındaki
Teos,tarihteki olayların akışı içinde giderek önemini
yitirmiştir.Ancak yüzey buluntularından anlaşıldığı kadarı ile
kent alanında yerleşim M.S.6.yüzyıla dek sürmüştür.
Kuzey ve Güney yönünde olmak üzere iki limanı bulunan Teos'un
akropolü her iki limandan yaklaşık olarak 1.5 km. uzaklıkta
bulunan Kocakır Tepe üzerindedir.Ayrıca Sığacık limanı
yakınındaki Külahlıkır Tepe'de erken Arkaik dönem öncesine ait
yerleşim ve savunma duvarı izleri bulunmaktadır.Ancak en erken
tarihli savunma duvarları Kocakır Tepe üzerindedir.Kent akropol
ile güney limanı arasında gelişmiştir..M.Ö.3.yüzyıla
ait,uzunluğu 6km.aşan savunma duvarları antik yerleşim alanını
çevrelemektedir.Güneyde savunma duvarları uzanarak limanın
dalgakıranını oluşturmuştur.Ele geçen bir yazıta göre kent
duvarları en geç M.Ö.2.yüzyıla tarihlenmektedir.Kuzeyde
ise,Sığacık Kale surları altından deniz seviyesi altında kalmış
daha geç döneme ait liman kalıntıları görülmektedir.
Teos antik kentinin batısındaki yarımada üzerinde kuzey-güney
doğrultusunda uzanan sırtlar ve güneybatıdaki yamaçlar Arkaik
dönemde nekropolis alanı olarak kullanılmıştır.Teos
Yarımadası'nın güney kesiminde tümülüslerin de bulunduğu
yamaçlarda yapılan arkeolojik araştırmalar bu alanların daha çok
Hellenistik ve Roma döneminde nekropolis olarak kullanıldığını
ortaya koymuştur.Teos antik kenti savunma duvarlarının hemen
kuzeydoğusunda başlayan ve doğu yönünde uzanan,çok sayıda
tümülüsün bulunduğu doğudaki nekropolis alanıda Arkaik dönem ve
sonrasında yoğun olarak kullanılmıştır.Batı savunma duvarlarının
hemen yanında Teos'un koruyucu tanrısı Dionysos için düzenlenmiş
temenos alanı yer almaktadır.Temenos alanı stoalarla çevrili
olup ortasında M.Ö.2.yüzyılda yaşamış Priene'li mimar
Hermogenes'in tasarladığı Dionysos!a ait tapınak yer almaktadır.
Dionysos şenliklerinin düzenlendiği bu kentte kuşkusuz en önemli
yapılardan biri olan tiyatro,Kocakır Tepe'nin güneydoğusunda bir
sırt üzerine inşa edilmiştir.Hellenistik Theatron'un cavea
bölümü Roma çağın'da doğal yamacın elverdiği ölçüde
genişletilmiş ve oturma sıraları eklenmiştir.
Kentin Agorası limana yakın konumdadır,yüksekliği 3 metreyi
bulan duvarları henüz kazılmamıştır.Agora2nın kuzeybatı
köşesinde yer alan bouleterion'un 12 oturma sırası vardır ve
çağdaşları arasında en iyi korunmuş meclis binalarından
biridir.Agora'nın ortasında ise Hellenistik döneme ait
tetrastylos düzende bir tapınak yer almaktadır.
ANA SAYFA |
|